Mühendislik öğrencisi Eren Güleşçe ile eğitim hayatından ticaret hayatına atılma serüvenini konuştuk.

Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba, Ben Taha Eren Güleşçe 22 yaşındayım. İstanbul Ticaret Üniversitesi Elektrik Elektronik bölümü 3. Sınıf öğrencisiydim.
Yakın zamanda okulumu dondurup bir girişimciliğe atıldım.
Asıl mesleğim dizi sinema sektöründe uzun yıllar ses teknisyenliği yaptım. Bölümümü de sesle bağlantılı olduğu için seçtim fakat dizi sinema sektöründen uzaklaştım. Bu yüzden zamanla beni okuduğum bölüme bağlayan hiçbir şey kalmadı. boş kalmayı hayatta bir amacı olmadan yaşamaya tahammül edemediğim için kendimi bir anda bir işe adarken buldum ve Forchetta serüvenim böyle başladı.

Mühendisliğin önünü açık görmediğiniz için mi ticarete atıldınız?

Hayır. Mühendisliğin önü açık olan bir meslek olduğunun farkındayım fakat kendimi ticarete daha yakın gördüğüm için bu işe atılmak istedim.

Okulunuzu bırakma kararınızın sebebi neydi?

Mühendislik okurken mutlu olmadığımı kalan hayatımı bu işi yaparak geçirmek istemediğimi farkettim. Bu yüzden okulu bir süre bırakma kararı aldım.

Ticarete atılma kararını nasıl verdiniz?

Zaten küçük yaşlardan beri çalışan biriyim. Bu yüzden birçok sektörde bulundum. Uzun yıllar dizi film sektöründe çalıştım, sosyal medya şirketlerinde çalıştım küçük yaşlarda telefoncu ve kafelerde çalıştım ve bu yüzden özel sektör kurumsal hayat ve ticaret hakkında bilgiler edindim. Okulumda da mutsuz olduğumu ve akademik hayatın bana bir şey katmayacağını farkettiğim an bir şeyler yapmam gerektiğine karar verdim ve şef bir arkadaşımın restoran açma teklifine çok düşünmeden hemen tamam dedim böylelikle bu macera başlamış oldu.

İşletme açmaya karar verdikten sonraki süreç nasıl işledi?

Öncelikle ortağım ile yapmak istediğimiz konsept üzerinde düşünüp kesin bir karar verdik. Daha sonra bu konsepte ihtiyaç duyan konumları (semtleri) listeleyip birkaç konumda karar kıldık. Dükkan konumu büyüklüğü ve kirası gibi etkili durumları göz önünde bulundurarak bize uygun mekanlara bakmaya başladık. Dükkana karar verip tuttuktan sonra direkt çalışmalara başladık.

Doğru girişim yaptığınızı düşünüyor musunuz?

Tabi ki. Bu işe girerken aklıma hiçbir zaman ya olmazsa ya yapamazsam diye bir düşünce getirmedim. Çünkü bu düşünceler her zaman insanı frenler ve bir şeylere cesaret etmesini engeller. Bu sebeple cesur ama akıllıca karar vermemiz gerektiğini biliyorduk. Uzun süre araştırma yaptık ve bölgedeki arz talep dengesini rahatlıkla karşılayabileceğimize emin olduktan sonra bu girişimin iyiye gideceğini düşündük.

Neden İtalyan makarnası?

Çünkü ortağım ve aynı zamanda şefimiz dünyaca ünlü bir restoranın eğitim şefiydi ve aklımızdaki konsepti en iyi İtalyan makarnasıyla kombinleyebileceğimizi düşündük.
Şefimizin de İtalyan mutfağındaki becerisi bizi çok düşündürmeden hemen ikna etti.

Müşterilerden nasıl dönütler alıyorsunuz?

Hedef kitlemiz olan gerçek makarna severlerin düşünceleri bizim için çok önemliydi. Bu yüzden tanıdık tanımadık çok fazla kişiye mekanı açmadan önce tabaklarımızı denettik. Restoranı açtıktan sonra gelen müşterilerimiz makarnamızı çok beğendiklerini ve gelen her 10 müşteriden en az 5-6 tanesinin “Yediğim en iyi makarnaydı!” demeleri bu işi doğru yaptığımıza inancımızı ve hevesimizi arttırdı.

Dükkanın konumunu neye göre seçtiniz ,Kadıköy’ü seçmenizin özel bir sebebi var mı?

Öncelikle düşündüğümüz 4-5 tane semt vardı. Beşiktaş, Mecidiyeköy, Bostancı, Kadıköy gibi. Bu semtler arasında ihtiyacımız olan dükkan büyüklüğü, kira fiyatları, müşteri potansiyeli gibi değişkenler bize uygun olan Kadıköy oldu.

Bir yıl içinde gelmek istediğiniz bir konum var mı?

Restoranı açarken zaten ilk ve en önemli amaçlarımızdan biri Forchetta’nın dükkan olarak değil bir marka olarak büyümesi ve şubeleşmesiydi. Bütün çalışmalarımız bu yönde. Hedefimiz ise 1 yıl içinde kadıköyde makarna denince akla gelen ilk yer olup şubeleştiğimiz her bölgede makarna denince akla ilk gelen isim olmak.

Makarnaları özel kılan nedir?

Makarnalarımızı özel kılan şey hazır hiçbir şey olmaması. Tabağınızdaki her şeyim doğal olması. Makarnamızı her gün taze yapıyoruz ve içeriği sadece irmik ve su.
Bu sebepten her zaman taze mide dostu ve çok lezzetli.

Müşteriler neden sizi tercih etsinler?

Bizim özelliğimiz her şeyimizin şeffaf olması. Açık mutfak bizim konseptimiz. Gelen misafirlerimiz tabağında görmek istediği ürünleri kendi seçiyor yapılırken izliyor ve masasına oturup makarnasını yiyene kadar tabağına koyulan her şeyin yolculuğunu canlı bir şekilde izliyor. Bu yüzden insanlar yedikleri ürünlerin tazeliğini görüp bize güveniyorlar. En büyük amaçlarımızdan biri buydu gelirken acıkmış ve güzel makarna yemek isteyen misafirlerimizi doymuş ve lezzetli bir makarna yemiş bir şekilde ayrılma garantisi veriyoruz