ODTÜ İşletme (ingilizce) bölümünde okuyan Melike Sezer, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) Türkiye 95.si nasıl olduğunu anlattı. Türkiye’de birçok üniversiteye girebilme imkanı elde eden Sezer, çalışma şeklinden ve hedeflerinden bahsetti.

Ders çalışmak senin için ne ifade ediyor? Zorunluluk mu yoksa bir hobi gibi mi?

Ders çalışmak benim için ulaşılması gereken bir hedef için çabalamayı temsil ediyor. O yüzden bu sürece bir zorunluluk ya da bir hobi gibi değil de beni istediğim yere ulaştıracak bir yolculuk olarak bakıyorum. Bu yolculuğu daha keyifli hale getirmenin benim elimde olduğunu bildiğim için de beni motive edecek şekilde çalışmaya özen gösteriyorum. Eğer ki sevmediğim bir derse çalışmak zorundaysam bundan kaçınmak yerine daha çok üstüne düşmeye çalışıyorum. Böylelikle kendime olan güvenim artıyor ve bir sonraki görev için daha hazır hale geliyorum.

Yaptığın derece senin için yeterli miydi?

Açıkçası ilk 100’e girmek hayalimdi ama gerçek olacağını tahmin etmediğim bir şeydi. Sınav sonucumu görünce fen bölümde 4 soru kaydırdığımı gördüm, o an daha iyisini yapabileceğimi görünce bir hayal kırıklığı yaşadım ama bu duygu beni bir yere götürmeyecekti, ben de tamamen boşverip sadece mutlu olmaya odaklandım.

Ders çalışma stratejilerin nelerdi?

Her ders için farklı bir öğrenme şeklim vardı. Örneğin; matematikte hiç uzun uzun konu çalışmazdım, bir an önce soru çözmeye odaklanırdım. Tarihi ise tüm detaylarına hakim olarak yavaş yavaş çalışırdım, upuzun kendi yorumlamalarımla çıkardığım notlar vardı. Edebiyat ezberi yapabilmek için blok kartlar kullanırdım, arkadaşlarımla bir oyun haline getirerek tekrar ederdim. Deneme çözmek için tüm konuları bitirmeyi beklemezdim, denemelerden öğrendiğim şeyleri büyükçe not alırdım ve boş zamanımda okurdum. Bir de denemelerden sonra arkadaşlarımın sorularını çözmek için bir sürü vakit harcardım. Bir soruyu bir kez çözmek yarın da çözebileceğimiz anlamına gelmiyor, o yüzden çözümünden çok emin olduğunuz bir soruyu bile birine anlatırken tekrar etmek, mantığını kavramak ve bunu başka sorularda da uygulayabilmek için harika bir yol. Her hafta için oldukça dolu bir program hazırlardım ve hiç tam olarak tamamlayamasam bile hayal kırıklığı yaşamazdım, bir sonraki hafta için daha iyisini hazırlamak adına daha motive olurdum. 

Senin için önemli olan çok çalışmak mı verimli çalışmak mı?

Bence ikisi iç içe olmalı. İnsan beynini her an verimli çalışabilecek şekilde tutmak çok zor. Her ne kadar sınav senesinde de olsak dışarıda motivasyonumuzu zedeleyebilecek pek çok olay yaşanıyor. Bunlar olurken verimli çalışamadığımız için çalışmayı bırakmak, ertelemek uzun dönemde bizde yapıcı bir etki yaratmayacaktır. Kendimize ne olursa olsun çalışacağım diyip o masaya bir kere bu amaçla oturduktan sonra odaklanma ve sonuç alma süreci gelecektir. Kısacası ancak çok çalışan bir insan bir süre sonra verimli çalışmayı en doğru haliyle uygulayabilir.

Hedeflediğin yerde mi okuyorsun?

Evet, ODTÜ İşletme’de okuyorum. Sınav senemin başlangıcında bir hedefim yoktu ama sene içinde ODTÜ’de olmayı çok istediğimi fark ettim.

Çalışma şekline dönüp baktığında bunu yapmasaydım dediğin şeyler neler?

Uyku düzenime daha çok dikkat ederdim. Geceleri programımı bitirene kadar çalışırdım, bu da bazen saat 1-2’ye denk geliyordu. Sabah 7’de uyanıp gün boyu sersemlememek için de tekrar yatağa girene kadar asla kestirmiyordum. Bu bir sene boyunca pek çok şeye yetişmemde oldukça işe yaradı ama sınav senem bittiği gibi sağlık sorunları yaşadım ve günde 10-12 saat uyumadan uykumu alamadığım bir döneme girdim. Sabah alarm kurduğum halde gözkapaklarım birbirine yapışmış gibi açılmıyordu, bu sorunu aşmam neredeyse 2 senemi aldı o yüzden hiçbir şeyin sağlığımdan değerli olmadığını bilerek çalışmamış olmamdan pişmanım.

Derece yapmak isteyenlere tavsiye verecek olursan bunlar neler olur?

Kendim sınav senemdeyken ne zaman dersi bırakmak istesem aklıma hep ben başka şeylerle uğraşırken birilerinin hala o dersi çalışıyor olduğu gelirdi, bırakamazdım. Bu ne yazık ki böyle. Çok fazla rekabetin olduğu bir sınav ve rakipleriniz gecesini gündüzüne katarak çalışıyor. Ben sınav senemdeyken asla asosyal biri olmadım, arkadaşlarımla kütüphaneye gitmek bile olsa bir şekilde sosyal kalmaya çabaladım. Bunların arasındaki dengeyi bozmadan elinizden gelenin en iyisini yapmaya çabalarsanız başarabilirsiniz. Püf noktası elinizden gelebilecek şeyleri küçümsememekte. Ben sınava çalışmaya başladığımda günde 3-6 saat arasında çalışıyordum ve 10-12 saat çalışan insanları görünce asla yapamam diyordum ama son aylarda bu çocuk oyuncağı gibi gelmeye başladı. Gözümüzde bir şeyleri büyütmek yerine normalleştirirsek her şey daha kolay bir hale gelir.

Ülkemizdeki en iyi üniversitesi sence neresi?

Bu bir öğrencinin ne aradığına göre cevabı değişecek bir soru. Her okulun öğrencisine sunduğu farklı avantajlar var. Örneğin; bölümünüzde kararsızsanız ve birden fazla alana ilgi duyuyorsanız Koç ve Sabancı çok güzel üniversiteler. Eğer İstanbul’da bir hayat yaşamak istiyorsanız ve okulunuzun isminin bir yerlerde kesin kabul getirmesini istiyorsanız Boğaziçi çok iyi bir tercih olurdu. Ben ODTÜ’yü tercih ederken kendi önceliklerime önem verdim, herkes de tercih yaparken YÖK puan sıralamasını değil de bunu dikkate alırsa üniversite hayatı daha güzel geçecektir.

ODTÜ ve Boğaziçi karşılaştırması yaparken nelere dikkat ettin?

İki üniversiteyi de ziyaret etme ve tanıtımlarına katılma şansı buldum. ODTÜ gerçekten çok samimi, insanların hemen kaynaştığı ve bir aile ortamının olduğu bir okul. Öğrencisine çok iyi bakıyor ve onu her alanda desteklemeye özen gösteriyor. Ankara da çok öğrenci dostu bir şehir. Boğaziçi’nde pek çok derece öğrencisi var ve bu yüzden de öğrencilerine sunduğu imkanlar biraz yetersiz. Yurt, burs, yemekhane, derslik hepsi bana o kadar prestijli bir okul için az gelmişti. Tabii bu da önceki soruda belirttiğim gibi kişisel beklentiler, tercihler sebebiyle bana bu şekilde görünüyor olabilir.

Mezun olduğunda neler yapmayı düşünüyorsun, hedeflerin neler?

Kendim de kurbanı olduğum eğitim sistemiyle ilgili bir şeyler yapmayı çok istiyorum. Bu konuda araştırmalarda bulunup bir girişimde bulunma hayalim var. Yurt dışındaki özel şirketlerde işe girme planlarım var, bunun için erasmus dönemimde kendime stajlar bulmayı düşünüyorum. Henüz 1.sınıf olduğum için mezuniyetle alakalı tam temelli planlarım yok ama her alandan ders aldıkça bunların da oturacağını düşünüyorum.